daire temizliği ve toplum konu
çok yaygın olan ve bundan dolayı tüm sıradan bağımlılık ilişkilerine model oluşturmaya önceden yaz^ bir başka ba^mklık biçiminin özelliklerini ödünç aldı: “İtaat etmeyi sürdürme koşuluyla” azat edilen kişi statüsü.Roma İmparatorluğu’nun son yüzyıllarından itibaren, Frank devletini oluşturan üllcelerde çok sayıda köle azat etme olayna rastlanmaktadır. Diğerlerinin çoğuna da, Karolenjler döneminde her yıl azadık bağışlanıyordu.daire temizliği Her şey efendüere bu politikayı uygulamaları gerektiğini söylüyordu. Ekonominin dönüşümü, bugün artık parçalanmış olan latifundidhitm eskiden işletilmesinde hizmet sunmuş olan büyük işgücü gruplarınm dağıtdmasım teşvik ediyordu. Aynı şekilde, zenginlik bundan böyle geniş alanların doğmdan işletilmesinden çok, vergi ve hizmet ahnması üzerine kumiduğundan, iktidar arzusu da, her türlü haktan yoksun insan güruhuna sahip olmanın sağlayacağından çok daha işlevsel bir araç olan halka mensup özgür insanlar üzerinde yaygınlaşmış bir koruma sistemi aracılığıyla sağlamyordu. Nihayet, özellikle ölüm yaklaştıkça keskinleşen mhun kurtuluşu kaygısı, tek başma köleliğe karşı çıkmasa da Hıristiyan kölenin özgürleştirilmesini tam anlamıyla bir sevap olarak değerlendiren Kilise’nin sesine kulak verme eğilimini güçlendiriyordu. Ashnda, özgürlüğe ka-nışma, her zaman, Roma’da olduğu gibi Germanya’da da, köleliğe yazgılı insanların yaşamlarınm normal sonucu olarak görülmüştü. Yalmzca, barbar kralhklarda bu süreç daha yavaş hız kazanmış gibi görünmektedir.
Fakat efendilerin görünüşte bu kadar cömertlik göstermelerinin nedeni, ashnda hiçbir şeyi terk etmek zorunda olmamalarıydı. Daha ilk bakışta, IX. yüzyılda Frank devletinde geçerli olan azat etmenin hukuksal rejiminden daha ayrıntıh düzenlenen hiçbir şey bulunmachğı görülüyordu. Bir yanda koma dünyasımn gelenekleri, diğer yanda çeşith Germen hu-kuklan, işlemi tamamlamak için birçok değişik araç oluşturu-
yorlardı ve bundan yararlananların statülerini ürkütecek ti farklı kavramlarla belirliyorlardı. Uygulamadan çıkan larla yetinüdiğinde, ild büyük sözleşme kategorisi atasind w seçim sunma konusunda uzlaşıldığı görülmektedir.daire temizliği Bazen ^ edilen kişi, bundan böyle, daha sonra kendi isteğiyle destej^ arayabileceği kişinin yetkisi dışında, her türlü özel kurtuluyordu. Bazen de, tam tersine, yeni statüsü içinde va eski efendisine ya da bu efendinin kendisini bırakmayı kak,j| ettiği yeni patronuna (örneğin bir kilise) karşı bazı bağlılık y^. kümlülüklerini yerine getirme zorunluluğu saklı kalıyordu, Be zorunluluklar genellikle kuşaktan kuşağa aktarılabilir olatal algılandığından, gerçek bir kalıtsal bağımlıkk üişkisi yaratmaİ!. la sonuçlandıkları görülmektedir. O zamanın diliyle konuş, mak gerekirse, ük ''manumission'’’ (köle azat etme) türüne, çol nadir olarak rastlamyordu. İkincisine ise, tam tersine, çok sâ rastlamyordu, çünkü yalmzca o dönemin gerekliliklerini karşılıyordu. ''ManumisseHt^' daire temizliği (azat eden), köleyi bırakmayı kabul etse bile, bağımb adamını elinde tutmakta ısrarlı davranıyor du. Koruyucusuz yaşamaya hiçbir şekilde cesaret etmeyen “manumii’iL]m. (azat edilen) kendisi ise, bu yolla, arzu edien kommayı hemen bulmuş oluyordu. Bu bağımlılık sözleşmesinin öylesine güçlü bir bağ oluşturduğu düşünülüyordu ki, rahipleri için tam bir bağımsızlık talep eden Kilise, yeni konumlarına rağmen hâlâ çok sıkı bağlarla bağb olduklarını düşündüğü bu yeni özgürlüğünü kazanmış kişilere papaz olma hakkını vermeyi reddediyordu. Azat olan köle, geneikle, patronunun verdiği toprakları işlemeyi sürdürüyordu; çünkü ya zaten kölelik statüsü bozulmadan önce onun taraûndan “et sahibi” kılımyordu, ya da azat işlemi bir toprak bağışıyla bitlikte gerçekleşiyordu. Ayrıca, daha kişisel görevler de sıklıkl* bağımlılık ilişkisinin altım çizmekteydi. Her ölüm patronun azat edilen kişiye kalan mirasın bir bölümünü ald| bazı durumlar olabiliyordu. Daha sık rastlanan ise, azat olaf
