daire temizliği ve toplum bilgileri

daire temizliği ve toplum bilgileri

 için gerekli yetkiye sahip değildi. Üstelik, yetersiz ^jfiedtnler elinde toprak vergisinin azalması benzer çabaları
^eredefse yararsız hale getiriyordu. IX. yüzyılda, kolonların çogıiaun “köle” /i^aı^f/krı yani bir zamanlar kölelere a//?// ola-^J|,^'erilmiş topraklarda, birçok kölenin de başlangıçta ko-jgfllaı-a a}Tilmış “özgür” /^a/^se’larda yerleşmiş olmaları dikkat çekid bir anlama sahiptir. İnsanın niteliği ile özel yükümlü-lüUeri geçmişi hatırlatmayı sürdüren toprağın niteliği arasındaki bu ujoımsuzluk, yalnızca sımflar arasında karışıklığa katlıda bulunmakla kakmıyordu. Ayrıca, aynı “tarla” üzerinde kalıtsallığın süreğenkğine duymlan saygımn da ne denk sona ermiş olduğunu gösteriyordu.
Aslında, kişisel statüsü açısından özgür insan olan kolonu “doğduğu toprakların kölesi,” kısaca bir kişinin değil ama bir şeşin bağımlısı haline getiren Roma hukukunun soyut kav-rımı, tüm toplumsal ikşkileri etten kemikten yaratılmış varlıklar arasındaki itaat ve komma ahşverişine indirgeyecek denk gerçekçi olan bir çağın nezdinde, ne gibi bir anlam ifade ede-bidi? Askıda, imparatorluk anayasası “kolon ait olduğu ilk toprağa geri verilmekdir” derken, VI. yüzyılda Vizigot devletinin gereksinimleri için kaleme aknmış olan Roma hukuku clkitabı “kolon efendisine geri verümekdir” diye yazıyordu^^^.daire temizliği Elbette IX. şûizşnldaki bir kolon, eski zamanlardaki öncüUeri gibi, yasa nezdinde özgür bir insan olmayı sürdürmektedir. Hükümdara bağkkk yemini etmektedir. Bazen mahkeme he-'derinde görülmektedir.daire temizliği Bununla birkkte, kamu yetkileriyle “Idukça az ve uzak ikşkileri bulunmaktadır. Orduya ancak ®prak aldığı şefin bayrağı altında katılmaktadır. Mahkemeye, dokunulmazkkların işlemesi sonucunda ve dahası, bu ay-'^'idıkların onaylamakla yetindikleri geleneklerin etkisiyle, do-ştcı yine söz konusu senyör olursa gitmektedir. Kısaca,
toplum içindeki konumu giderek başka bir adama ba' oluşuyla tammlanmaktadır. Bu bağımlılık gerçekte o kad^ kidir ki, senyörlük dışından evlenmesi yasaklanarak ailesel sb tüsünü sınırlandırmak doğal kabul edilmektedir; tam olatal; özgür bir kadınla birleşmesi “eşitsiz evlilik” olarak adlandinl maktadır; tıpkı laik hukukun ona eskiden yalmzca kölelere uygulanan vücuda yönelik cezaları verebilmesi gibi, dinsel hukuk da dinî tarikadara girmesini reddetme eğilimi taşımaktadır; nihayet, senyörü yükümlülüklerinden muaf tutarsa, bu eylem rahatlıkla azat olarak nitelendirilebilmektedir. Latin hukuk sözlüğündeki onca kavramdan farklı olarak, colonus daha sonraki Gallo-Roman dillerinde hiç yer almadıysa, bu, neden siz değüdir. İnsanların statülerini belirleyen öteki sözcüklerin varolmayı sürdürmelerinin bedeli, doğal olarak, birçok anlam kaymasma uğramaları olduysa da, bir süreklilik duygusu ya da yanılsamasınm bulunduğunu kamdamaktadırlar. Buna karşı-hk, kolon sözcüğü, Karolenj dönemden beri sözleşmelerde mancipia ortak adıyla geçen (eskiden klasik Latincede köle anlamma gelirdi) ve bunun altmda yer alan halk dilinde, çol daha muğlak olarak, efendinin “adamı” olarak kullanılan senyörlük bağımlılarının tekdüze kalabahğmda kaybolmaya başladı. Bir yandan, statü açısından çok yakın olduğu “ev sahibi kılınmış” kölelerle, diğer yandan hiçbir şekilde tam anlamıyh savaşçı olmayan bütün koruma altındaki kişilerle neredeyse (terminolojide tüm ayrımları silecek kadar) iç içe geçiyordu, Biliyoruz ki teslim olma uygulaması yalmzca üst sınıflarla kendisini sınırlamıyordu. Daha mütevazı sınıflara mensup birçok özgür insan da, kölesi olmayı kabul etmeksizin, bir koruyucu arayışı içindeydi. Daha sonra tasarruf hakkını geri almıb üzere topraklarım koruyucularına terk ettikleri zaman, ılı insan arasında aslında uzun süre çok belirsiz biçimde tanımlanmış olarak kalacak daha kişisel nitelikte bir ilişkinin kuruf-görülmektedir. Bu ilişki daha belirginleşmeye başbd daire temizliği